İçeriğe geç
  • Dolar 49,6281
  • Euro 55,7043
  • Sterlin 66,5852
  • Bitcoin 4.041.887 ▼ %3,55

Bilecik

BŞEÜ'lü akademisyenden Osmanlı hamamlarına kapsamlı envanter

BŞEÜ'lü akademisyenden Osmanlı hamamlarına kapsamlı envanter

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hakan Karşıyaka, doktora tezi kapsamında Bilecik genelindeki 21 Osmanlı dönemi hamamını saha çalışmasıyla belgeledi.

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Öğretim Görevlisi Dr. Hakan Karşıyaka, doktora tez çalışması çerçevesinde gerçekleştirdiği araştırmada, Bilecik merkez, ilçe ve köylerinde günümüze kadar ayakta kalabilen 21 hamam yapısını inceledi ve envanterini çıkardı. Çalışma, kentin tarihî mimari mirasının korunması ve kayıt altına alınması açısından önemli bir kaynak oluşturuyor.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Altınsapan danışmanlığında hazırlanan "Bilecik'te Osmanlı Dönemi Hamamları" başlıklı tez için 2022-2026 yılları arasında saha araştırmaları yapıldı. Araştırma sonucunda Bilecik merkezde 5, merkeze bağlı köylerde 10, Söğüt ilçesine bağlı köylerde 4, Gölpazarı ilçesinde 1 ve Osmaneli ilçesinde 1 olmak üzere toplam 21 hamam yerinde tespit edildi. Bu yapıların ölçümleri yapılarak fotoğrafları çekildi ve mimari özellikleri detaylıca kayıt altına alındı.

Dr. Karşıyaka, Türk hamamı kültürünün Selçuklu döneminde şekillendikten sonra Osmanlı döneminde özgün bir mimari anlayışa kavuştuğunu ifade etti. Bilecik'in zengin bir hamam envanterine sahip olduğunu belirten Karşıyaka, arşiv kayıtlarında geçen ancak günümüze ulaşamayan 3 hamamla birlikte toplam sayının 24'e ulaştığını aktardı. Yapıların tarihlendirilmesinde kitabe eksikliğinin zorluk yarattığını, bu nedenle arşiv belgeleri, vilayet salnameleri ve seyahatnamelerden faydalandıklarını dile getirdi. Gölpazarı'ndaki Kasım Paşa Hamamı'nın bu konuda doğrudan bilgi veren nadir örneklerden biri olduğu vurgulandı.

Araştırmada, hamamların sadece temizlik mekanı olmanın ötesinde, sosyal yaşamın merkezinde yer aldığı da ortaya kondu. Dr. Karşıyaka, Osmanlı döneminde salgın hastalıklara karşı bir önlem olarak dışarıdan gelen kişilerin yerleşimlere girişinden önce hamamda yıkanmasının zorunlu tutulduğunu, bu uygulamanın kentin hijyen ve güvenlik süzgeci işlevi gördüğünü belirtti. Ayrıca bazı hamamların sıcaklık bölümlerindeki kurna taşlarında çarkıfelek motifleri, Gölpazarı Gazi Mihal Hamamı'nda ise "Türk üçgeni" kuşaklama sistemi gibi estetik ve mimari detaylar tespit edildi. İlyas Bey Hamamı'nda Bizans dönemine ait sütun başlıklarının devşirme malzeme olarak kullanılması, yapıların farklı dönemlere ait unsurları bir arada barındırdığını gösterdi.

TürkAta Haber Ajansı
Marmara Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…