İstanbul'da ambalajlı su pazarı 35 milyar liraya ilerliyor
Ambalajlı Su Üreticileri Derneği Başkanı Yaşabey Kalebaşı, İstanbul'un 2026 yılında perakende cirosu bazında yaklaşık 35 milyar liralık ekonomik büyüklüğe ulaşmasının beklendiğini açıkladı.
İstanbul'un ambalajlı su pazarının, 2026 yılında perakende cirosu bazında yaklaşık 35 milyar liralık ekonomik büyüklüğe ulaşması öngörülüyor. Sektör temsilcileri, metropoldeki yüksek tüketim hacmi ve birim fiyatların, Türkiye genelindeki pazarın önemli bir bölümünü İstanbul'un oluşturduğunu gösterdiğini belirtiyor.
AA'da yayınlanan habere göre, Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, İstanbul'un Türkiye nüfusunun ve ekonomik hareketliliğin merkezi olması nedeniyle ambalajlı su tüketiminde kritik bir paya sahip olduğunu vurguladı. Kalebaşı, sektörün 9 aylık konsolide verilerinin henüz belirlenme aşamasında olduğunu, ancak tarihsel projeksiyonlara göre İstanbul'un tek başına Türkiye genelindeki toplam tüketimin yaklaşık yüzde 30 ila yüzde 35'ini karşıladığını ifade etti. Türkiye genelindeki pazar daralmasının etkilerinin İstanbul'daki tüketim hacimlerine de doğrudan yansıdığını dile getirdi. Konu Haberler.com tarafından da aktarıldı.
Kalebaşı, Türkiye'deki kişi başına yıllık ambalajlı su tüketimine ilişkin verileri paylaşarak, 2025 yılında ortalama tüketimin 70 litre pet-cam ve 62 litre damacana olmak üzere toplam 132 litre olarak gerçekleştiğini kaydetti. 2026 yılında ise yaz dönemindeki düşüşün etkisiyle yıllık kişi başına ortalama tüketimin 2025'e kıyasla bir miktar azalmasının beklendiğini aktardı. İstanbul'daki kişi başına yıllık tüketimin ise hızlı yaşam temposu, geniş ev dışı tüketim ağı ve pratiklik nedeniyle Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirtti.
Tüketimi yönlendiren dinamiklere değinen Kalebaşı, mevsimsel koşulların ve serin geçen yaz aylarının tüketimde düşüşe yol açtığını, ekonomik dengelerin ise bütçe önceliklerini etkilediğini ifade etti. İstanbul'un yoğun turist hacmi ve dönemsel nüfus hareketlerinin, özellikle yaz aylarındaki göçler, ambalajlı su tüketimindeki dalgalanmaları doğrudan belirlediğini söyledi. Ev dışı mobilite ve küçük hane halkı yapısı nedeniyle pet ve tek kullanımlık ürünlerin payının yüzde 55'i aşarak damacanayı geride bırakmasının beklendiğini ekledi.
Sektörün ekonomik büyüklüğüne dair rakamları paylaşan Kalebaşı, "2025 yılında Türkiye genelinde ambalajlı su sektörü cirosu perakende fiyatları üzerinden 78,1 milyar liraya ulaşmıştır. 2026 yılı için toplam cironun, enflasyonun da etkisiyle perakende fiyatları üzerinden 97,6 milyar liraya ulaşması beklenmektedir. İstanbul hem yüksek tüketim tonajı hem de birim fiyatların yüksekliği ve lojistik maliyetleri nedeniyle ambalajlı su sektöründe Türkiye genel cirosunu tek başına domine etmektedir. İstanbul'un perakende cirosu bazında 2026 yılında yaklaşık 35 milyar liralık ekonomik büyüklüğe ulaşacağı tahmin edilmektedir." dedi.
Ambalajlı su sektörünün istihdam açısından da kritik olduğunu vurgulayan Kalebaşı, 15 bini aşkın kişinin doğrudan olmak üzere toplamda 100 bine yakın kişinin bu sektörde çalıştığını söyledi. Tüketici alışkanlıklarının hızla dijitalleştiğine dikkat çeken Kalebaşı, İstanbul'da geleneksel telefonla sipariş yönteminin yerini mobil uygulamalar, çevrim içi platformlar ve akıllı abonelik modellerine bıraktığını, çevrim içi siparişlerin ev teslimatlarındaki payının arttığını anlattı.
2026 yılına ilişkin hacim ve ciro öngörülerini de paylaşan Kalebaşı, Türkiye'de su pazarı hacminin yaklaşık 11,7 milyar litreye ulaşmasının, bu hacmin 5,3 milyar litresinin damacana, 6,4 milyar litresinin ise pet satışlarından gelmesinin beklendiğini kaydetti. Dönemsel daralmalar göz önüne alındığında, yıl sonu gerçekleşmelerinin hacimsel olarak tahminlerin altında kalabileceğini, ancak ciro bazında enflasyonist fiyat ayarlamalarıyla bütçe tahminlerine yakın tamamlanacağının öngörüldüğünü ifade etti.
2027 yılında pazarın ve ekonomik dengelerin daha stabil hale gelmesini beklediklerini belirten Kalebaşı, ertelenen talep ve normalleşen iklim şartlarının hacimsel büyümeyi destekleyeceğini öngördüklerini dile getirdi. SUDER olarak sektörün sağlıklı gelişimini desteklerken su kaynaklarının korunmasına yönelik uzun vadeli politikaları savunduklarını vurgulayan Kalebaşı, Depozito Yönetim Sistemi'nin (DYS) etkin uygulanmasını önemli bir adım olarak gördüklerini ve bu sistemin döngüsel ekonomiye katkı sağlayacağını belirtti.
Küresel iklim krizi nedeniyle Türkiye'nin artık 'su stresi yaşayan' bir ülke olduğuna değinen Kalebaşı, "SUDER üyesi firmalar, sıfır su kaybı prensibiyle su kaynaklarını titizlikle korumaktadır. Sektörümüz, ambalajlarda geri dönüştürülebilir malzemelerin daha fazla kullanılması için AR-GE çalışmalarını ve yatırımlarını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.
TürkAta Haber Ajansı