Ersoy: Troya'da ilk müzik aleti bulundu
Çanakkale'deki Troya Antik Kenti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen 2026 yılı kazılarında yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli idol başı ortaya çıkarıldı. Troya kazılarında bulunan ilk ve tek müzik aleti olarak kayda geçen kemik flüt, antik kentteki müzik kültürüne ilişkin doğrudan



Çanakkale sınırları içinde yer alan Troya Antik Kenti'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde devam eden 2026 yılı kazı çalışmalarında iki önemli arkeolojik buluntu elde edildi. Yaklaşık 2 bin 800 yıl öncesine ait kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli idol başının ortaya çıkarılması, 160 yılı aşkın süredir süren Troya kazılarında ilk kez bir müzik aletinin bulunması nedeniyle antik kentin sanat ve kültür tarihi açısından büyük önem taşıyor.
Cumha'da yayınlanan habere göre, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, söz konusu buluntulara ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yayımladı. Ersoy, Bakanlığın izin ve destekleriyle sürdürülen kazılarda elde edilen bu eserlerin, Troya'nın binlerce yıllık kültür ve sanat tarihine yeni veriler sunduğunu vurguladı. Bakan Ersoy, keşiflerin antik kentteki müzik kültürü ile Erken Tunç Çağı'nın sembolik dünyasının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Konu TRT Haber, Hürriyet, Patronlar Dünyası tarafından da aktarıldı.
Bakan Ersoy, açıklamasında, "Troya'nın binlerce yıllık kültür ve sanat tarihine iki yeni keşifle katkı sunuyoruz. Bakanlığımızın izin ve destekleriyle Geleceğe Miras Projemiz kapsamında sürdürdüğümüz 2026 yılı kazılarında, yaklaşık 2.800 yıllık kemik flüt ile 4.500 yıllık insan biçimli bir idol başını gün ışığına çıkardık." ifadelerini kullandı. Arkaik Dönem'e ait kemik flütün, 160 yılı aşkın Troya kazıları tarihinde bugüne kadar bulunan ilk ve tek müzik aleti olduğuna dikkati çeken Ersoy, "Bu keşifle, Troya'daki müzik kültürüne ilişkin doğrudan bir arkeolojik kanıta ulaştık." dedi.
Ersoy, Troya II kent kapısı çevresinde bulunan idol başının da Erken Tunç Çağı'nın sembolik dünyası ve Batı Anadolu'daki kültürel etkileşimlerin aydınlatılmasına hizmet edeceğini belirtti. Bakan, "Troya'nın farklı dönemlerini belgeleyen bu buluntuları bilimsel yöntemlerle araştırarak korumaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz." diyerek kazı ekibine, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü çalışanlarına ve emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.
Arkaik Dönem yerleşim dolgusunda tespit edilen kemik flüt, Troya'da bugüne kadar kayıt altına alınan tek müzik aleti olma özelliğini taşıyor. MÖ 750-480 yılları arasına tarihlenen bu dönemde müzik, dini ritüellerin yanı sıra sosyal ve kamusal yaşamın ayrılmaz bir parçasıydı. Flütün gövdesine bağlı kafa kısmının korunmuş olması, eserin yapısı ve kullanım işlevi hakkında değerlendirme yapılmasına olanak tanıyor. Organik malzemelerden yapılan müzik aletlerinin günümüze ulaşmasının zorluğu, bu buluntunun bilimsel değerini artırıyor.
Troya II kent kapısı çevresinde gün yüzüne çıkarılan insan biçimli idol başı ise yaklaşık MÖ 2500 yılına ait. Erken Tunç Çağı'na tarihlenen eser, Troya'nın dönemin kültürel yapısı ve Batı Anadolu'daki sembolik gelenekler hakkında yeni bilgiler sunuyor. Küçük boyutlu insan biçimli idoller, MÖ 3. binyıl arkeolojisinde bölgenin karakteristik buluntuları arasında yer alıyor. Troya'da daha önceki benzer eserler ve diğer merkezlerdeki idoller, üretim gelenekleri ve kültürel etkileşimlerin incelenmesi açısından kritik veriler sağlıyor.
MÖ 2500-2300 yıllarına denk gelen Troya II döneminde kent, Anadolu ile Ege dünyası arasındaki bağlantıların yoğunlaştığı merkezlerden biri olarak öne çıkıyordu. Mimari ve maddi kültürdeki gelişmelerle dikkat çeken bu döneme ait yeni idol başının, toplumun kültürel ve sembolik yapısının çözümlenmesine katkı sağlaması bekleniyor. Troya'nın yerleşim tarihi MÖ 3. binyılın başlarından MS 13. yüzyıla kadar uzanırken, arkeolojik araştırmalarda on ana yerleşim katmanı tespit edilmişti.
2026 yılı kazılarında bulunan kemik flüt ve idol başı, Troya'nın çok katmanlı tarihine ışık tutan önemli parçalar olarak değerlendiriliyor. Bu eserler, antik kentin yalnızca Homeros destanları ve Troya Savaşı bağlamında değil; farklı toplumların inançları, sanatları ve yaşam biçimleri ile Anadolu-Ege ilişkileri üzerinden de araştırılmasına zemin hazırlıyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarla Troya'nın kültürel mirasının bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve korunması hedefleniyor.
TürkAta Haber Ajansı
Marmara Gündemi