Marmara Adaları: Takımadanın Turizm Cenneti Rehberi
Görsel: Nevit Dilmen / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Marmara Denizi'nin güneybatısındaki takımada; mermeri, plajları ve tarihiyle tatilcilerin gözdesi. Avşa ve Marmara adalarını keşfedin.
Marmara Denizi'nin güneybatısında, Kapıdağ Yarımadası'nın kuzeyinde yer alan Marmara Adaları, irili ufaklı on dört adadan oluşuyor. Bunlardan dördü yerleşime açık: Marmara, Avşa, Paşalimanı ve Ekinlik. Dördüncü zamanın sonlarında deniz seviyesinin yükselmesiyle anakaradan kopan bu adalar, yapı ve yer şekilleri bakımından Kapıdağ'ın denizdeki uzantısı görünümünde. İstanbul'a yakınlığı, temiz koyları ve kumsallarıyla özellikle yaz aylarında bölgenin vazgeçilmez tatil rotalarından biri hâline geliyor.
Avşa: Plajlarıyla Ünlü Tatil Adası
Takımadanın en hareketli noktası olan Avşa Adası, uzunluğu 7 kilometreyi, genişliği 4 kilometreyi bulan yassı ve yumuşak görünümlü bir kara parçası. Kıyıları boyunca uzanan geniş ve ince kumlu plajları, 1969 yılından itibaren adayı Marmara Bölgesi'nin önemli bir turistik merkezi durumuna getirmiş. Normalde yalnızca birkaç bin kişinin yaşadığı adada, tatil sezonunda nüfus on binlerce kişiye ulaşabiliyor; eğlence ve dinlence imkânlarıyla yaz boyunca yoğun bir kalabalığı ağırlıyor.
Adanın kendine ait bir su kaynağı bulunmuyor; içme suyu, deniz suyunun arıtılmasıyla sağlanıyor. Bu sistem, hem yerleşimcilerin hem de tatilcilerin su ihtiyacını karşılamak için sürekli çalışıyor. İstanbul'dan yaz sezonunda her gün deniz otobüsü ve gemi seferleri düzenleniyor, hafta sonları ek seferler konuluyor. Erdek'ten de gemiyle yaklaşık iki saatte ulaşılabiliyor.
Marmara Adası: Mermerin ve Tarihin Başkenti
Takımadanın en büyüğü olan Marmara Adası, 117 kilometrekarelik yüzölçümü ve 709 metreyi aşan yüksekliğiyle dikkat çekiyor. Antik çağlardan beri işletilen zengin mermer yatakları, adaya ve içinde bulunduğu denize adını vermiş; mermer kelimesi de buradan türemiş. Saraylar köyü, çok eski tarihlerden beri mermer ocakları ve heykel yapımıyla biliniyor. Yapımı sırasında hasar gören veya tamamlanamayan çok sayıda heykel, Mermer İşçiliği Müzesi'nde, yani Açık Hava Müzesi'nde sergileniyor.
Ada, tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış. MÖ 6. yüzyılda Prokonnesos adını alan yerleşim, Roma döneminde Hristiyanların sürgün yeri, Bizans döneminde keşişlerin ikametgâhı olmuş. 4. yüzyılda İmparator Büyük Konstantinos döneminde Konstantinopolis'ten aristokratlar adaya yerleşmeye başlamış; 569 yılına gelindiğinde birçok Bizans aristokratı burada saraylar inşa etmiş. İmparator I. Justinianus'un yaptırdığı büyük saray ve bilinen en eski büyük manastır da bu dönemin izleri arasında.
Kültürel Miras ve Doğal Güzellikler
Marmara Adası'nda yakın zamana kadar Rumların oturduğu dönemden kalma 36 kilise ve manastır bulunuyor; bazıları harap durumda, yalnızca kalıntıları görülebiliyor. Lozan Antlaşması'ndaki mübadele hükümleri uyarınca Rumlar Yunanistan'a göç ederken, adaya özellikle Karadeniz Bölgesi'nden gelenler yerleştirilmiş. Günümüzde ada sakinlerinin büyük çoğunluğunu Romeika konuşan Of ve Trabzon göçmenleri oluşturuyor. 4 Ocak 1935'teki Erdek Depremi adada büyük bir yıkıma yol açmış.
Ada, iki farklı iklim rejimini bir arada yaşıyor: güneyde Akdeniz, kuzeyde Karadeniz iklimi etkili. Bu çeşitlilik, Türkiye'nin en zengin florasına ev sahipliği yapmasını sağlıyor. Yüksek dağlar, tarıma uygun alçak araziler, akarsular ve şelaleler bir arada bulunuyor. Vahşi at popülasyonu ve Türkiye'nin en lezzetli adaçayı ile tanınan ada, trekking tutkunları için de ideal parkurlar sunuyor. İlçe merkezi ile Saraylar arasındaki eski NATO yolu, 709 metre yüksekliğindeki Radar Tepesi'ni aşan iyi bir trekking parkuru olarak öne çıkıyor.
Ada Ekonomisi ve Ulaşım
Marmara Adaları'nda halkın başlıca geçim kaynağı turizm, balıkçılık, zeytincilik, bağcılık ve mermer işletmeciliğine dayanıyor. Marmara mermeri dünyaca ünlü; zeytin üretimi ise adada köklü bir geçmişe sahip. Marmara Denizi, Karadeniz ve Ege iklimlerinin karmasını içerdiğinden, mevsimlere göre göç eden palamut, lüfer, uskumru, torik gibi balıkların yanı sıra gümüş, tekir, dil, kefal, barbunya ve kalkan gibi türlere de ev sahipliği yapıyor.
Marmara Adası'na İstanbul'dan yaz sezonunda her gün deniz otobüsü ve ro-ro gemileriyle tarifeli seferler düzenleniyor; hafta sonları ek seferler konuluyor. Erdek'ten de motorla ulaşım mümkün. Adanın batısındaki Çınarlı köyü, asırlık çınarları ve turistik altyapısıyla öne çıkarken, merkez ve diğer köyler de otel, pansiyon ve lokantalarıyla ziyaretçilere hizmet veriyor.
Marmara Adaları, İstanbul'un kalabalığından kaçmak isteyenler için hem tarih hem deniz tatilini bir arada sunan nadir köşelerden. Avşa'nın hareketli plajları ile Marmara'nın sakin ve yeşil atmosferi arasında seçim yapmak, her yıl binlerce tatilciyi bu takımadaya çekiyor.
Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Nevit Dilmen, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı