İçeriğe geç

Kategoriler

Marmara HaberleriİstanbulBursaKocaeliTekirdağEdirneKırklareliSakaryaBalıkesirÇanakkaleYalovaBilecik
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara Haberleri
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
İstanbulÖzel HaberBursaKocaeliTekirdağMarmara Rehber
  • Dolar 49,3473 ▲ %0,18
  • Euro 55,3882 ▼ %0,02
  • Sterlin 65,3119 ▼ %0,10
  • Gram Altın 6.654,66 ▲ %1,66
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,75 ▲ %2,12
  • Bitcoin 4.070.303 ▼ %0,30
  • BIST 100 12.213,58 • %0,00

Marmara Rehber

Marmaraereğlisi: Tarih, Deniz ve Karpuz Festivaliyle Bir Sahil Kasabası

Görsel: No machine-readable author provided. Denizz~commonswiki assumed (based on copyri / Wikimedia Commons, Public domain

Tekirdağ'ın Marmara kıyısındaki ilçesi Marmaraereğlisi; antik Perinthos'tan bugüne uzanan tarihi, doğal limanları, plajları ve Ağustos'taki Karpuz Festivali'yle öne çıkar.

Marmaraereğlisi, Tekirdağ ilinin Marmara Denizi kıyısındaki ilçesidir. İstanbul'a 90, Tekirdağ'a 38, Silivri'ye 35 kilometre uzaklıktadır. İlçenin 32 kilometrelik sahil şeridinin büyük bölümü kumsal ve plaj niteliğindeyken, bir kısmı da yar şeklinde yükseltilerden oluşur. Deniz seviyesinden ortalama 70 metre yükseklikteki ilçe merkezi, genel olarak tarıma elverişli topraklar üzerine kurulmuştur. Üç tarafı denizle çevrili bir yarımada görünümündeki ilçede iki doğal liman ve üç iskele bulunur. Yap-İşlet-Devret modeliyle inşa edilen liman tesislerine orta ve daha büyük ölçekli yük gemileri yanaşabilmekte, yükleme ve boşaltma işlemleri yapılabilmektedir.

Antik Perinthos'tan Osmanlı Ereğli'sine

İlçenin tarihi, Marmara Denizi'ne uzanan bir burnun yamacında amfitiyatro biçiminde kurulan antik Perinthos kentine dayanır. Aslen bir Sami kolonisi olan kent, limanı ve deniz yollarının kesişim noktasındaki konumu sayesinde ticari açıdan önemli bir merkez hâline gelmişti. MÖ 340'ta Makedon Kralı II. Filip'e karşı direnişiyle ünlenen kentin o döneme ait madeni paraları, burada düzenlenen festivalleri günümüze taşır. MS 300 civarında kente Heraclea adı verildi; Osmanlı Türkleri bu adı Ereğli olarak benimsedi.

Hristiyanlık tarihinde de önemli bir yere sahip olan Heraclea, Roma eyaleti Europa'nın başkentiydi ve 330'da Konstantinopolis'in de içinde olduğu eyaletteki tüm piskoposlukların büyükşehir başpiskoposluğu olarak kabul ediliyordu. Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde kentin su kemerleri ve sarayı restore ettirildi. Ancak Konstantinopolis başpiskoposluğu kısa sürede Heraclea'ya karşı üstünlük sağladı. Yine de Heraclea, 10. yüzyıl başlarına ait bir kayıtta 15, 1022-1025 tarihli başka bir kayıtta ise 17 süfragan (yardımcı piskopos) piskoposluğa sahipti. Osmanlı fetihlerinin ilerlemesiyle bu sayı giderek azaldı; 20. yüzyıl başında yalnızca iki süfragan kalmıştı. Bugün İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi'ne bağlı unvanlı bir metropolitlik olarak varlığını sürdürür. 13. yüzyılda Latin piskoposluk piskoposları da görev yapan kent, Katolik Kilisesi tarafından Avrupa'daki Heraclea adıyla itibari piskoposluk olarak listelenir.

Osmanlı döneminde Fatih, Ereğli'nin gelirini İstanbul'daki imaretine vakfetti. Cedid Ali Paşa ise fırtınadan kurtularak geldiği Ereğli'ye bir cami yaptırdı ve buraya yerleşeceklere kolaylıklar sağlanacağını duyurdu; böylece ilk Ereğli halkı oluşmaya başladı. 1876'ya kadar barış içinde yaşayan kasaba, deniz taşıtlarının uğrak yeri ve önemli bir liman olmaya devam etti. 1892 tarihli bir salnameye göre, Edirne Vilayeti Tekfurdağı Sancağı'nın merkez kazasına bağlı bu nahiyede önemli bir liman ve deniz feneri vardı; 330 evde Ermeni, Rum ve İslam nüfusu bir arada yaşıyordu. 20 Ekim 1920'de Yunanların İzmir tümenini Ereğli kıyılarına çıkarmasıyla başlayan işgal, 30 Ekim 1922'ye kadar sürdü. Çorlu ilçesine bağlı Ereğli bucağının adı 1944'te Marmara Ereğlisi olarak onaylandı. İlçe, 1987'ye kadar bucak olarak bağlı olduğu Çorlu'dan ayrılarak ilçe statüsü kazandı.

Eski Ereğli ve Daonium

İlçe sınırlarındaki Gümüşyaka köyü, eski adıyla Eski Ereğli, antik Daonium kentine karşılık gelir. 1815'te bölgeyi ziyaret eden Edward Daniel Clarke, Eski Ereğli'de neredeyse hiç antik kalıntı bulamadığını, kendisine antik Heraclea kentine denk gelen ve yerel olarak Büyük Ereğli diye bilinen sahil köyünün yaklaşık iki saat (altı mil) uzaklıkta olduğunun söylendiğini aktarır. Daonium, 10. yüzyıl başlarında bir piskoposluk olarak kayıtlara geçmiş; piskoposu Thomas 787'de İkinci İznik Konsili'ne, Clemens Fotian ise 879'daki 4. Konstantinopolis Konsili'ne katılmıştır. Heraclea gibi Daonium da Konstantinopolis'in Latin İmparatorluğu döneminde (1204-1261) bir Latin piskoposa sahipti. Günümüzde yerleşik bir piskoposluk olmayan Daonium, Katolik Kilisesi tarafından itibari piskoposluk olarak listelenir.

Sahil Yaşamı ve Tatil Beldesi Kimliği

Marmaraereğlisi kışın sakin, küçük bir ilçedir; ancak yaz aylarında İstanbul'dan gelen tatilcilerle hareketlenir. İstanbul'dan arabayla yaklaşık bir saat uzaklıkta olması, ilçeyi hafta sonu kaçamakları için cazip kılar. İlçenin her iki yanındaki sahil, oteller ve yazlıklarla çevrilidir. Denize inen küçük yollar, villalar ve yazlıklarla doludur; bazı tatil yerlerinde deniz kıyısında kafeler ve restoranlar bulunur. Yazın hafta sonları kalabalık olsa da halk plajları ve çocukların bisikletle gezebileceği sokaklar mevcuttur. Bu aile yazlıkları, genellikle gece hayatının olmadığı sakin sitelerdir. İlçe merkezi, büyük modern bloklar ile eski kır evlerinin bir arada bulunduğu, çoğunlukla plansız gelişmiş bir dokuya sahiptir. Marmaraereğlisi halkı, nesillerdir Trakya'da yerleşik aileler ile yeni gelen göçmen işçilerin karışımından oluşur. Deniz kenarında 3. yüzyıla ait kaya mezarları ve içinde açık hava müzesi bulunur.

Ekonomi, Tarım ve Karpuz Festivali

Turizmin yanı sıra ilçe ekonomisinde limanlar önemli bir yer tutar. Doğal gaz şirketi Botaş ve Total Petroleum'un tanker limanları buradadır. Sultanköy köyünde bir LNG depolama tesisi ve Unimar Marmara Ereğlisi Santrali adında doğal gaz yakıtlı bir elektrik santrali bulunur. Balıkçılık, sanayi, tarım ve hayvancılık da başlıca geçim kaynakları arasındadır. İlçe sahilleri balık bakımından zengindir; tekir, barbunya, kılıç balığı, kolyoz, uskumru, palamut, torik, istavrit, sardalya, sinarit, levrek, midye ve kalamar başlıca deniz ürünleridir. Tarımda ise kavun, karpuz, buğday, arpa ve ayçiçeği öne çıkar. Her yıl ağustos ayında düzenlenen Karpuz Festivali, ihtiyacı olan ailelerin çocuklarının sünnet ettirildiği ve birçok konsere ev sahipliği yapan bir etkinliktir. İlçede 2 Anadolu lisesi, 1 Teknik Mesleki Anadolu Lisesi, 1 Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'ne bağlı bir Meslek Yüksek Okulu bulunur.

Marmaraereğlisi, kıyı şeridindeki doğal güzellikleri, antik çağlara uzanan tarihi ve modern liman tesisleriyle Marmara Bölgesi'nin hem dinlenme hem de ticaret açısından dikkat çeken köşelerinden biridir. Büyük bir fay hattının izlediği bu sahil, deprem riskine karşı da yazlık yapılaşmanın hassasiyetini korur. Kışın sakinliği, yazın canlılığı ve Ağustos'taki festival coşkusuyla ilçe, İstanbul'a yakınlığının avantajını her mevsim hissettirir.

Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: No machine-readable author provided. Denizz~commonswiki assumed (based on copyri, Wikimedia Commons, Public domain

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…