Theodosius Limanı: İstanbul'un Antik Kapısı ve Yenikapı Kazıları
Görsel: Byzantine Constantinople-tr.svg : * Byzantine Constantinople-en.svg : Cplakidas / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Marmara Denizi kıyısında, Bizans başkentinin tahıl ambarı olarak bilinen Theodosius Limanı'nın 2004 sonrası kazılarda ortaya çıkan 37 gemi batığı ve 8000 yıllık tarihi.
İstanbul'un Marmara Denizi kıyısındaki Yenikapı semti, bugün modern bir ulaşım merkezi olmanın ötesinde, kentin en eski limanlarından birinin kalıntılarını barındırıyor. Bizans döneminde Konstantinopolis'in güneyinde yer alan bu liman, Theodosius Limanı ya da daha eski adıyla Eleutherios Limanı olarak bilinir. Marmara'nın hakim rüzgârı poyraza karşı korunaklı bir körfezde, tarihî Langa bostanlarının bulunduğu alana uzanıyordu. Antik Kontoskalion Limanı'nın batısında konumlanan bu liman, Bizans surları içindeki tek akarsu olan Bayrampaşa Deresi'nin (Lykos) ağzında kurulmuştu. Mısır'dan gelen tahıl gemileri yüklerini burada boşaltıyor, bu sayede liman kentin iaşesinde hayati bir rol oynuyordu. Mısır'ın MS 641'de Arapların eline geçmesiyle zahire sevkiyatı durunca limanın önemi azalsa da, varlığını 12. yüzyıla kadar sürdürdü.
Neolitik Dönemden İmparatorluk Limanına
Yenikapı'daki arkeolojik kazılar, bu alanın tarihinin Bizans'tan çok daha eskiye uzandığını ortaya koydu. Deniz seviyesinden yaklaşık 6,3 metre aşağıda bulunan en alt katman, İstanbul'un tarihöncesi dönemine ait önemli bulgular sağladı. M.Ö. 6000-6300 arasına tarihlenen neolitik mezarlar, Bizans döneminde suyla dolup liman olarak kullanılan bu alanda, çok daha önce bir höyük olduğunu gösterdi. Bu bulgular, İstanbul'un bilinen tarihinin 8000 yıl öncesine dek uzanmasını sağladı. Böylece kentin yerleşim tarihi, sanılandan çok daha eski bir geçmişe dayanıyor.
Limanın ilk hali olan Eleutherios Limanı hakkında yazılı Bizans kaynaklarında çok az bilgi bulunuyor. Tek yazılı kaynak, bu limanın Theodosius'tan önce var olduğunu net biçimde söylüyor. Muhtemelen başlangıçta doğal bir koydan ibaret olan bu liman, 4. yüzyıl öncesine tarihleniyor. Eleutherios Limanı, I. Theodosius'un (MS 379-395) anıtsal forumunun inşası sırasında çıkan hafriyatla dolduruldu. Daha sonra bu bölge, imparatoriçe İrini'nin (780-802) Theodosius Limanı'nın doğusuna inşa ettiği Eleutherios Sarayı ile işaretlendi.
Kaisaros Limanı ve Bizans Dönemi
Roma İmparatorluğu'nun bölünme öncesindeki son imparatoru I. Theodosius tarafından inşa ettirilen liman, şehrin 12. bölgesindeki bir koya yapılmıştı. İmparator II. Theodosius döneminde MS 5. yüzyıl anıtlarının listesini tutan Notitia Urbis Constantinopolitanae'de Portus Theodosianus olarak geçen liman hakkında Bizans yazılı kaynaklarında çok az bilgi bulunuyor. MS 6. yüzyıldan 9. yüzyıla uzanan kaynaklarda ise yakınlardaki bir yerleşim merkezinin adını alarak Kaisaros Limanı olarak anılıyor. Yenikapı'daki Marmaray-Metro kazıları sonrasında, şehrin tüm limanları arasında en iyi belgeleneni haline geldi. Arkeolojik bulgular, limanın yazılı belgelerin yansıttığından çok daha önemli ve uzun bir tarihe sahip olduğunu gösteriyor.
Yenikapı'daki kazılarda bulunan gemi kalıntılarının birçoğunun 11. yüzyılın başına tarihlenmesi, limanın bu tarihe kadar yoğun şekilde işlediğini ortaya koyuyor. 11. yüzyıldan itibaren Lykos (Bayrampaşa) Deresi'nin taşıdığı alüvyonlarla dolmaya başlayan liman, bu yüzyıldan sonra şehir içindeki bir tarım alanına dönüştü. Langa Bostanları olarak anılan bu alan, 1950'lere dek şehrin sebze ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyordu. Böylece bir liman kenti olan Konstantinopolis'in bu önemli kapısı, yüzyıllar içinde önce tarım alanına, sonra da modern kazı alanına dönüştü.
Yenikapı Kazıları ve Gemi Batıkları
2004 yılından itibaren Marmaray Tüneli'nin Avrupa yakasında yeryüzüne çıktığı yerde yapılan arkeolojik kurtarma çalışmaları, bu alanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Kazılarda Neolitik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait pek çok arkeolojik kalıntı ve 37 gemi batığı bulundu. Bizans dönemine ait bu 37 gemi batığı, Konstantinopolis'in bir liman kenti olarak işlevini, dönemde kullanılan teknelerin yapım tekniklerini ve limanın günlük yaşamını aydınlatan gemicilik arkeolojisi açısından çok önemli bilgiler sağladı. Bu batıklar, Bizans denizciliği ve ticareti hakkında bugüne kadar bilinmeyen pek çok ayrıntıyı gün yüzüne çıkardı.
Kazılarda ortaya çıkan liman kalıntılarının sergileneceği bir ziyaret merkezi oluşturulması amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Temmuz 2020'de mimarî tasarım yarışması başlattı. Bu girişim, antik limanın kalıntılarının korunarak halkla buluşturulmasını hedefliyor. Böylece İstanbul'un 8000 yıllık tarihine ışık tutan bu eşsiz alan, gelecek nesillere aktarılmak üzere koruma altına alınacak.
Marmara'nın Kültürel Mirasında Bir Durak
Theodosius Limanı, yalnızca bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda İstanbul'un ve dolayısıyla Marmara Bölgesi'nin denizcilik tarihini anlamak için eşsiz bir pencere. Neolitik çağdan Bizans'a uzanan katmanlar, kentin kesintisiz yerleşim tarihini gözler önüne seriyor. Limanın yüzyıllar içinde geçirdiği dönüşüm -doğal bir koydan imparatorluk limanına, oradan sebze bahçelerine ve nihayet modern bir kazı alanına- şehrin değişen yüzünü de yansıtıyor. Bugün Yenikapı'da yapılan çalışmalar tamamlandığında, ziyaretçiler bu antik kapının kalıntılarını yerinde görme fırsatı bulacak. İstanbul'un Marmara kıyısındaki bu köşe, hem bilim insanları hem de kent tarihine meraklı gezginler için önemli bir durak olmaya devam ediyor. Limanın hikâyesi, bir kentin binlerce yıl boyunca denizle kurduğu ilişkinin de özeti niteliğinde.
Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Byzantine Constantinople-tr.svg : * Byzantine Constantinople-en.svg : Cplakidas , Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı