Üşümezsoy açıkladı: 'Sarsıntı yan kollarda meydana geldi'
Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem İstanbul'da da hissedildi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sarsıntının ana fayda değil, ikincil fay kollarında meydana geldiğini öne sürdü.
Üşümezsoy açıkladı: 'Sarsıntı yan kollarda meydana geldi'
Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem İstanbul'da da hissedildi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sarsıntının ana fayda değil, ikincil fay kollarında meydana geldiğini öne sürdü.
Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında meydana gelen deprem, İstanbul ve çevre illerde hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre 10 Ekim'de saat 22.08'de kaydedilen 3,5 büyüklüğündeki sarsıntı, yerin 7,96 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
Depremin ardından Marmara Denizi'ndeki fay hatları yeniden gündeme gelirken, yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sarsıntının kaynağına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Üşümezsoy, depremin ana fay hattı üzerinde değil, bu hattın bağlantılı olduğu ikincil fay kollarında meydana geldiğini savundu.
ÜŞÜMEZSOY: ANA FAY DEĞİL, İKİNCİL KOLLAR
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Yalova açıklarındaki depremin kamuoyunda Adalar Fayı olarak bilinen hat üzerinde gerçekleşmediğini ileri sürdü. Üşümezsoy'a göre sarsıntı, ana fayla bağlantılı küçük fay kollarında yaşanan gerilim değişimleriyle ilişkiliydi.
Depremin yaklaşık 1 kilometrekarelik bir fay düzlemindeki kırılmadan kaynaklandığını belirten Üşümezsoy, bu tür ikincil fayların büyük deprem üretme potansiyelinin bulunmadığını iddia etti.
Ancak bir depremin hangi fay üzerinde meydana geldiğinin kesinleştirilmesi için yalnızca büyüklük ve merkez üssü bilgilerinin yeterli olmadığı, ayrıntılı sismolojik ve jeolojik incelemelerin de gerektiği belirtiliyor.
İSTANBUL'DA NEDEN HİSSEDİLDİ?
Yalova açıklarında meydana gelen sarsıntı, İstanbul'un özellikle Anadolu Yakası'ndaki bazı bölgelerinde hissedildi. Üşümezsoy, depremin Kartal, Tuzla ve Anadolu Yakası'nın kıyı kesimlerinde hissedilmesini, kuzeye ve Tuzla yönüne uzanan ikincil ve verev fay kollarıyla ilişkilendirdi.
Bir depremin farklı bölgelerde ne ölçüde hissedildiğinde ise merkez üssüne olan uzaklık, depremin derinliği, zeminin özellikleri ve binaların yapısal durumu gibi etkenler rol oynuyor.
ADALAR FAYI İÇİN NE SÖYLEDİ?
Marmara Denizi'ndeki deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, Adalar Fayı üzerinde büyük bir deprem beklentisinin bilimsel temeli olmadığını savundu.
Üşümezsoy, Adalar çevresindeki hareketliliğin ana faydan ziyade bu hattı kesen küçük faylarla bağlantılı olduğunu ileri sürdü. 1999 Gölcük Depremi sırasında ana faydaki kırılmayla gerilimin boşaldığını belirten Üşümezsoy, çevredeki ikincil faylarda daha küçük ölçekli hareketlerin yaşanabileceğini ifade etti.
Bununla birlikte Marmara Denizi'ndeki deprem tehlikesine ilişkin bilimsel değerlendirmeler farklılık gösteriyor. Üşümezsoy'un Adalar Fayı hakkındaki görüşleri, yer bilimcilerin tamamının üzerinde uzlaştığı bir sonuç olarak değerlendirilmiyor.
AFAD DEPREMİN AYRINTILARINI AÇIKLADI
AFAD'ın deprem kayıtlarına göre, 10 Ekim 2026'da saat 22.08.49'da meydana gelen sarsıntının büyüklüğü 3,5 olarak ölçüldü. Depremin merkez üssü Marmara Denizi'nde Yalova açıkları olarak belirlenirken, derinliği 7,96 kilometre olarak kaydedildi. Sarsıntının Yalova'ya uzaklığı ise 4,66 kilometre olarak açıklandı.
AFAD kayıtlarında aynı bölgede saat 22.46'da 2,3 ve 1,5 büyüklüğünde iki sarsıntı daha yer aldı. 11 Ekim saat 00.05'te ise 0,9 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.
Bölgedeki sismik hareketlilik izlenmeye devam ederken, tek başına küçük büyüklükte bir depremin meydana gelmesi, daha büyük bir depremin kesinlikle yaşanacağı ya da yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.
Odatv.com
Kaynak: Odatv