İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.080.993 ▲ %0,39
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Marmara Denizi & Balıkçılık

Denizciler Balık Günü'nde buluştu

İTÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Arslan ve İTÜ Denizcilik Fakültesi (YDO) Mezunları Derneği (DEFAMED) Yönetim Kurulu Başkanı Kapt. Çağlar Coşkunsu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen 142'nci Balık Günü İTÜ Denizcilik Fakültesi'nde düzenlendi.

Eski başbakanlardan Binali Yıldırım, eski Ulaştırma ve Altyapı bakanlarından İsmet Yılmaz, AK Parti Trabzon Milletvekili Vehbi Koç, İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran ve İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı (DEFAV) Yönetim Kurulu Başkanı Kapt. Koray Karagöz ile beraber denizcilik STK'larının yöneticilerinin katıldığı Balık Günü'nde; mezuniyetlerinin 40, 50 ve 60'ıncı yılını kutlayan mezunlara madalya ve belgeleri verildi.

Balık Günü 2026'da Beşiktaş Denizcilik tarafından yaptırılan Wartsilla Köprüüstü, Römorkör ve Tanker simülatörleri merkezinin de açılışı da yapıldı.

Açılış konuşmasını yapan İTÜ Denizcilik Fakültesi (YDO) Dekanı Prof. Dr. Özcan Arslan, Balık Günü'nün 1909'dan bugüne uzanan büyük bir denizcilik geleneğinin devamı olduğunu ve aynı zamanda mezunharın fakültedeki değişimi ve gelişimi yerinde görme fırsatı olduğunu bildirdi.

Arslan şunları söyledi : 

"Yaklaşık beş yıl önce bir balık günü öncesinde dekanlık görevime başlarken, 'bu fakülte için herkesten fazla çalışacağıma' söz vermiştim. Şükür ki, sizlerin destekleri ile her balık gününde fakültemiz adına önemli gelişmelere şahit oldunuz, hemen hemen her balık gününde önemli bina ve altyapıların açılışını beraberce yaptık.

Bu vesileyle fakültemizde son dönemde yaşanan bazı gelişmeleri sizlerle paylaşmak isterim.

Akademik açıdan fakültemiz istikrarlı bir şekilde güçlenmektedir. Öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı, Alan ağırlıklı etki faktörü, yürütülen akademik projeler gibi akademik göstergelerde fakültemiz, hem üniversite içinde, hem de uluslararası alanda saygın bir noktada yer almaktadır. Geçtiğimiz yıllarda, fakültemiz ulusal ve uluslararası düzeyde birçok önemli konferans ve organizasyona ev sahipliği yapmıştır.

Başarı sıralamamız yükseldi

Eğitim kalitemizin somut bir göstergesi olarak öğrenci giriş başarı sıralamalarımız da yükselmeye devam etmektedir. Beş yıl önce Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği bölümümüzün giriş sırası yetmiş yedi bin iken bugün otuz dokuz bine yükselmiştir. Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği bölümümüz ise yetmiş bir binden otuz üç bine yükselmiştir. Fakültemiz, kazanan öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından ilk tercihler arasında yer almıştır. Her iki bölümüzde de ilk on binden, yirmi binden öğrenciler bulunmaktadır.

Yeni tesislerimizi yaptık

Geçtiğimiz yıllarda, fakültemize çok önemli yeni bina, tesis ve altyapılar kazandırıldı. Geçen yıl, örnek dayanışmanın sembolü olan Denizatı Eğitim Binası Hizmete açıldı, Amfi binası baştan sona yenilendi. Tayfun Günerhan Sosyal Binası Fakültemizin sosyal bir merkezi oldu. Artık öğrencilerimiz, kendilerine yakışan dersliklerde, sosyal alanlarda, spor alanlarında eğitim alıyorlar, zaman geçiriyorlar. Bunları, yalnızca mezunlarımız değil, fakültemizin her paydaşı taşın altına elini koyarak gerçekleştirdi.

Deniz Ticaret odamız, 2023 yılında Köprüüstü, makine dairesi ve haberleşme simülatörlerimizi yenilemişti. Bugün de Beşiktaş Denizcilik'indesteğiyle yapılan simülatör binamızda bulunan Wartsila Köprüüstü simülatörlerinin, römorkör simülatörünün ve tanker simülatörlerinin açılışını yaptık. An itibarı ile, simülatörlerimiz, en yeni, güncel ve tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek durumdadır.

Yıl içinde, yine Beşiktaş Denizcilik'in destek ve katkıları ile kazan dairesi, atölye binası ve D Blok derslikleri yıkılarak yerlerine modern makine teknik laboratuvarları ve atölye binaları inşaatı başladı. Yine Beşiktaş Denizcilik tarafından fakülteye TOGG araç alındı. Pek yakında, içinde atölye ve modern makine teknik laboratuvarlarının bulunacağı Beşiktaş Denizcilik Atölyeler Binası hizmete açılacaktır. Yine bu gün, fakülteye yapacakları önemli bir desteği duyacaksınız. Bu vesile ile, fakültemize sürekli desteklerinden dolayı Sayın Yavuz Kalkavan ve tüm Beşiktaş Denizcilik ailesine teşekkür ederim.

Ayrıca, fakültemize ve akademisyenlerimize her zaman destek olan İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanımız Sayın Tamer Kıran'a buradan tekrar teşekkür etmek isterim.

Altyapımız yenilendi

Rektörlüğümüz tarafından, yıl içinde fakültenin tüm elektrik altyapısı yenilenmiştir. Spor salonumuz kapsamlı bir tadilat altına alınmış olup tüm spor aletleri yenilenmektedir. Fakültemiz altyapısına yönelik yapılan önemli çalışmalardan dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Mandal ve üniversitemiz yönetimine teşekkür ederim.

Aramızda, fakültemize bu yıl katılan öğrencilerimiz de var. Fakültemize verilen bu destek, onların gelecekte bizlerden daha güçlü ve sağlam denizciler olmasını sağlayacak ve Türk denizciliğini daha ileri götürecektir.

Sizlerin desteği ile burada yalnızca binalar, alt yapılar inşa etmiyoruz; hep beraber Türk denizciliğinin geleceğini inşa ediyoruz. Hep beraber, İTÜ Denizcilik Fakültesi'ni, Türk denizciliğinin ortak değeri haline getirdik. Görevime başlarken sizlere verdiğim 'fakülte için herkesten fazla çalışma' sözümü tutmaya çalıştım. Ben, derneğimizin, vakfımızın, tüm STK'ların, tüm paydaşlarımızın fakültemizin gelişimine katkıda bulunmak için verdiğiniz desteğe ve çabaya şahidim. Sizlerin de bana şahitlik etmenizi istiyorum…

İyi ki varsınız, iyi ki İTÜ Denizcilik Fakültesi ailesiyiz. Balık Günümüzü onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.

İTÜ Denizcilik Fakültesi (YDO) Mezunları Derneği (DEFAMED) Yönetim Kurulu Başkanı Kapt. Çağlar Coşkunsu :

"Yıllar geçiyor, kuşaklar değişiyor, okul binalarımız yenileniyor, teknolojiler gelişiyor. Ancak değişmeyen bir şey var: Bizi her yıl burada bir araya getiren, dünyanın neresinde olursak olalım birbirimize yakın hissettiren Yüksek Denizcilik Okulu ruhu.

YDO ruhu Birbirimizin başarısıyla gurur duymak, zor gününde yanında olmak, gerektiğinde hiç tanımadığımız bir mezun kardeşimizin, ağabeyimizin yardımına koşmaktır.

En önemlisi de bizden sonra gelen kuşaklara bizden daha iyi imkânlar bırakabilmektir.

Bugün burada mezuniyetlerinin 40., 50. ve 60. yıllarını kutlayan kıymetli ağabeylerimizi saygıyla selamlıyorum. Onlar bu geleneğin taşıyıcılarıdır.

Değerli Ağabeylerim ve Kardeşlerim,

Okulumuz son yıllarda çok önemli bir değişim ve gelişim sürecinden geçiyor.

Bu gelişmenin en güzel tarafı, mezunlarımızın ve denizcilik camiamızın fakültemize sahip çıkmasıdır.

Yurt binamızdan Denizatı Eğitim Binamıza, Gündüz Aybay Denizcilik Merkezimizden, Tayfun Günerhan Binasına, simülatörümüze yeni atölyelerimize kadar ve sayamadığım pek çok eser, ortak bir iradenin ve dayanışmanın sonucudur.

Bugün de bu gelişmenin yeni bir aşamasına tanıklık ediyoruz.

Sayın Yavuz Kalkavan'ın değerli katkılarıyla atölye binalarımızın ardından simülatörümüz de fakültemize kazandırılıyor. Kendisine eğitime ve denizciliğimizin geleceğine verdiği bu kıymetli destek için içtenlikle teşekkür ediyorum.

1966 mezunumuz kıymetli büyüğümüz Metin Bener de okulumuzun revirinin kulüp binasına dönüşmesine, yeniden düzenlenmesine destek verdi. Kendisine şükranlarımızı sunuyorum.

Burada bütün bağışçılarımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Bu dayanışmanın sürmesini, fakültemizin eğitim imkanlarının her geçen yıl daha da gelişmesini diliyorum.

Ancak bugün özellikle üzerinde durmak istediğim bir başka sorumluluğumuz var.

Mezunlarımız bugün Türk denizciliğinin hemen her alanında önemli görevler üstleniyor.

Armatörlerimiz, denizcilik şirketlerimizin yöneticileri, akademisyenlerimiz, hukukçularımız, sigortacılarımız, kamu yöneticilerimiz sektörümüzün önde gelen bileşenleri arasında yer alıyor.

Bundan gurur duyuyoruz.

Ancak bu büyük camianın belki de en fazla hatırlamamız gereken mensupları bugün aramızda bulunamayanlardır.

Şu anda okyanuslarda, uzak limanlarda, dünyanın farklı denizlerinde gemilerinde görev yapan tüm denizcilerimiz, deniz emekçileridir.

Mezunlar Derneğimizin en önemli önceliği gemilerde çalışan ağabeylerimizin, kardeşlerimizin haklarının korunmasıdır. Derneğimiz tüm deniz emekçilerinin sesi olmak için çalışmaktadır.

Bu bakımdan önümüzde çok önemli bir fırsat ve sorumluluk bulunuyor.

2006 Denizcilik Çalışma Sözleşmesi'nin, çoklukla MLC olarak andığımız uluslararası sözleşme, bu yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından uygun bulunmasını, ardından onay sürecinin tamamlanmasını ve gerekli mevzuat ve idari uyum çalışmalarının ardından ülkemizde etkin biçimde uygulanmasını bekliyoruz.

Ancak bizim için önemli olan yalnızca bir uluslararası sözleşmenin kabul edilmesi değildir.

Önemli olan, bu sözleşmenin denizcilerimizin hayatında gerçek bir karşılığının olmasıdır.

Özellikle yabancı bayraklı gemilerde çalışan denizcilerimizin sosyal güvenlik haklarının güvence altına alınması önceliklerimiz arasındadır.

Ayrıca bir denizcimizin yaralanması, çalışma gücünü kaybetmesi veya hayatını kaybetmesi halinde, kendisinin ya da geride kalan ailesinin yıllarca süren hukuki mücadelelere mahkum olmaması gerektiğine inanıyoruz.

Bunun için bireysel koruma veya başka etkin güvence mekanizmalarıyla tazminatların süratle ödenmesini sağlayacak çözümler üzerinde çalışmak istiyoruz.

Diğer önemli bir sorunda terk edilen gemilerde mahsur kalan denizcilerdir, bazen yabancı uyruklu oldukları için ülkelerine dönmeleri çok uzun zaman almakta, bazı vahim hallerde iaşe ve hatta su ihtiyaçlarını gideremedikleri hadiseler olmuştur. Petrol kirlilikleri ve çevreye ilişkin deniz kazalarında nasıl bir hareket planımız, oluşturulan komisyonlar varsa, gemilerde terk edilen denizcilerimiz için de, onları bu gemilerde tutmak yerine bir an önce haklarına kavuşacakları ve evlerine gönderilecekleri yasal bir düzenlemenin yapılmasını temenni ediyorum. İnsan yaşamı, haysiyeti ve onuru en az çevrenin korunması kadar değerlidir.

Derneğimiz, bu konularda somut öneriler geliştirmeye ve ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunmaya devam edecektir.

Aynı sorumluluğu, limanlarımızda son derece önemli bir kamu hizmeti niteliğindeki kılavuzluk hizmetlerini yerine getiren kılavuz kaptanlarımıza karşı da taşıyoruz.

Kılavuz kaptanlarımız, deniz emniyetinin, çevre güvenliğinin ve limanlarımızın kesintisiz faaliyetinin temel unsurlarıdır.

Bu hizmetlerden elde edilen ekonomik değerin yaratılmasında da asli rol üstlenmektedirler.

Bu nedenle kılavuz kaptanlarımızın hak ettikleri özlük haklarına, güvenli çalışma şartlarına ve mesleklerinin taşıdığı sorumlulukla uyumlu bir çalışma ortamına sahip olmaları bizim için son derece önemlidir.

Derneğimiz bu konuda da kılavuz kaptanlarımızın yanında olmaya devam edecektir.

Kıymetli konuklar,

Ne yazık ki dünyamızda denizcilerin karşı karşıya kaldığı tehlikeler yalnızca mesleğin doğal riskleriyle sınırlı değildir.

Karadeniz'de, Körfez bölgesinde ve dünyanın farklı çatışma bölgelerinde ticaret gemileri saldırıya uğruyor, denizciler hayatlarını kaybediyor.

Savaşların tarafı olmayan, yalnızca mesleklerini icra eden insanların hayatlarını kaybetmesini kabul edemeyiz.

Bu saldırılarda hayatını kaybeden bütün denizcileri saygıyla anıyorum.

Özellikle hayatını kaybeden denizci yurttaşlarımızın ölümlerinin ülkemizde de soruşturulmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını diliyoruz.Türkiyemiz bu soruşturmaları ve gerekirse ilgili kişilerin kovuşturulmasınıyapacak kudrete sahiptir. Bunun örneklerini geçmişte güçlü bir şekilde ortaya koymuştur.

Bir denizcinin hayatı, taşıdığı yükten, geminin değerinden çok daha kıymetlidir.

Değerli ağabeylerim, kardeşlerim,

Bu yıl Türk denizcilik tarihi açısından da çok özel bir yıl.

Kabotaj Kanunumuzun yürürlüğe girişinin 100. yılını, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanmasının ise 90. yılını kutluyoruz.

Her iki tarih de Cumhuriyetimizin denizlerdeki egemenliğinin, bağımsızlığının ve denizcilik vizyonunun temel taşlarıdır.

Bu vesileyle Kabotaj Kanunumuzla aynı gün, 1 Temmuz 1926'da dünyaya gelen, bu yıl 100. yaşını kutlayan kıymetli büyüğümüz, en büyüğümüzKaptan Refik Akdoğan ağabeyimizi de bir kez daha sevgi ve saygıyla buradan selamlıyorum. Geçen sene Fahrettin Küçükşahin ağabeyimiz ile sayın rektörümüzün takdirleriyle fahri doktora unvanlarını almaları Balık Günlerimizin tarihinde en önemli anlardan biri olarak tarihteki yerini almıştır.

Çınarlarımıza, ağabeylerimize sağlık ve huzur dolu nice güzel günler diliyorum.

Sevgili öğrencilerimiz, aramıza yeni katılan genç kardeşlerimiz,

Özellikle bu yıl okulumuza yeni başlayan kardeşlerimize hoş geldiniz demek istiyorum.

Bugün burada gördüğünüz ağabeylerinizin ve ablalarınızın birçoğu yıllar önce sizin oturduğunuz sıralarda oturuyordu.

Şimdi dünyanın dört bir yanında, gemilerde ve denizcilik sektörünün farklı alanlarında görev yapıyorlar. Bir gün sizler de onların yerini alacaksınız.

Bizler sizlerin yalnızca başarılı denizciler değil, iyi insanlar olarak yetişmenizi istiyoruz. Ve bilmenizi isterim ki bu büyük camia ve mezunlar derneğiniz her zaman yanınızda olacaktır.

Sözlerime son verirken,

Bizlere bu Cumhuriyeti, denizlerdeki egemenliğimizi ve köklü denizcilik geleneğimizi emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün büyüklerimizi, ebediyete intikal etmiş tüm mezunlarımızırahmetle anıyorum.

rahmetle anarken, kaybettiklerimizi anılarımızda, güzel günlerinde hatırlayacağız ve bizler okulumuzla, öğrencilerimizle, denizde çalışan ağabeylerimiz ve kardeşlerimizle birbirimize sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Balık Günümüz kutlu olsun.

İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı (DEFAV) Yönetim Kurulu Başkanı Kapt. Koray Karagöz :

"Abeylerimizle, kardeşlerimizle, öğrenci kardeşlerimizle, akademisyenlerimizle ve sektör dostlarımızla aynı duygularda ve aynı YDO ruhunda buluşuyoruz.

Burada, 1966, 1976 ve 1986 mezunu ağabeylerimizi saygıyla selamlıyoruz. Onlar yalnızca bu okuldan mezun olmuş denizciler değil; bizlere yollarını açan, tecrübeleriyle rehberlik eden ve YDO ruhunu nesilden nesile taşıyan kıymetli büyüklerimizdir. Kendilerine, bizlere kılavuzluk ettikleri ve bu büyük geleneği bugünlere taşıdıkları için gönülden teşekkür ediyorum.

Sevgili öğrenci kardeşlerim,

Bugün burada, ağabeylerinizle birlikteyken, belki de yılların ne kadar hızlı geçeceğini henüz tam olarak hissedemiyorsunuz. Ancak inanın, bugün sizlere çok uzak görünen o mezuniyet yılları, bir gün göz açıp kapayıncaya kadar geride kalacak.

Ve bir gün sizler de bu kürsülerde o günün öğrencilerine yol gösteren ağabeyler olacaksınız.

Ve Bu gelenek, YDO ruhu ve Türk denizciliği var oldukça, nesilden nesile yaşamaya devam edecektir.

Bizler de İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Sosyal Yardımlaşma Vakfı olarak bu sorumluluğun bilinciyle çalışmaya devam ediyoruz.

Öğrenci kardeşlerimize burs vermeyi, mezunlarımızın ailelerine destek olmayı, akademisyenlerimizin yurt dışındaki eğitim ve gelişimlerine katkı sağlamayı, okulumuzun yurdunda öğrencilerimizi misafir etmeyi sürdürüyoruz.

Gündüz Aybay Denizcilik ve Eğitim Merkezimizi; öğrencilerimiz, ağabeylerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız için yaşayan bir eğitim ve denizcilik merkezi hâline getirmeye devam edeceğiz.

Denizcilik dergimizi de camiamızın sesi, hafızası ve ortak değeri olarak yayımlamayı sürdüreceğiz.

Çünkü biz biliyoruz ki vakıflar yalnızca maddi destek sağlayan kurumlar değildir. Vakıflar, geçmişle gelecek arasında köprü kurar; dayanışmayı büyütür, kardeşliği yaşatır ve bir camianın değerlerini geleceğe taşır.

Bizim gücümüz yalnızca yaptıklarımızdan gelmiyor.Bizim gücümüz, YDO ruhumuzdan, birbirimize olan bağlılığımızdan ve büyük denizcilik camiamızdan geliyor.

Bu ruhu yaşatan bütün abeylerimize, kardeşlerimize gönülden teşekkür ediyorum.

İyi ki aynı okulun mensuplarıyız. İyi ki aynı masada Balık yiyoruz.

İyi ki YDO'luyuz.

Öğrenciler adına Genel Zabit Salih Kağan Yaşar :

"Kökleri 1909 yılına uzanan Yüksek Denizcilik Okulu, Türk denizciliğinin köprü eğitim geleneğini ve nesiller boyunca aktarılan güçlü bir aile duygusunu temsil etmektedir. Bu okulun bizlere kazandırdığı en büyük değer sarsılmaz dayanışma ve kardeşlik duygusudur. Bugün bu köklü miras İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi çatısı altında yaşamaya, gelişmeye ve geleceğe yön vermeye devam etmektedir.

Yüksek Denizcilik Okulu ufkundan devraldığımız disiplin, meslek ahlakı ve denizcilik kültürü; bütünün bilinişsel birikimi, araştırma gücü ve yenilikçi vizyonuyla birleşerek bizleri geçmişiyle gururlanan, geleceğe güvenle bakan güçlü bir kimlik kazandırmaktadır. Fakültemiz bugün bilimsel araştırmalardan yenilikçi projelere, sportif müsabakalardan kültürel ve sosyal faaliyetlere kadar pek çok alanda başarılarıyla adından söz ettirmektedir. Her yıl kurulumuza kazandırılan ödüller, kupalar ve akademik başarılar bu yuvanın yalnızca iyi denizciler değil, çok yönlü, üretken ve öncü bireyler yetiştirdiğinin en somut göstergesidir.

Bizler denizciliği Türk'ün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu en az zamanda başarmalıyız diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği rotada; bilimle, teknolojiyle ve yenilikçi düşünceyle Türk denizciliğinin geleceğinde söz sahibi olmayı sürdüreceğiz. İTÜ Denizcilik Fakültesi olarak değişen dünya denizciliğinde yalnızca gelişmeleri takip eden değil, gelişmelere yön veren nesiller yetiştirme idealini devam ettiriyoruz. Bugün aramızda bulunan siz kıymetli mezunlarımız, bu ekolün yaşayan hafızası ve biz genç denizcilerin kutup yıldızlarısınız"

40'ıncı yıl mezunları adına Cemalettin Şevli :

"TAM 40 YIL…

Tam 40 yıl önce, bu okulun kapısından çıktık.

Elimizde diplomalarımız, içimizde büyük bir heyecan, önümüzde ise kocaman bir deniz vardı.

O günlerde belki bunun farkında değildik. Ama bugün çok iyi biliyoruz:

Biz sadece bir okuldan mezun olmadık.

Bir mesleğe, bir kültüre, bir kardeşliğe ve ömür boyu taşıyacağımız büyük bir denizcilik ailesine katıldık.

Yıllar geçti… Ama bağımız hiç kopmadı.

Bizim okul – bizim kültürümüz

Bu okul bize sadece bir meslek vermedi.

Denizcilik kültürü verdi.

Disiplin verdi.

Sorumluluk verdi.

Dayanışma ve kardeşlik duygusu verdi.

Bizler burada yalnızca denizci olmayı değil, denizci gibi yaşamayı öğrendik.

Okulumuza ve denizciliğe katkı

Bugün bu güzel okulun geldiği noktaya baktığımızda, devletimizin, Sayın Başbakanımızın, hocalarımızın, mezunlarımızın ve bütün denizcilik camiamızın katkılarını özellikle hatırlamak gerekir.

Özellikle öğrencilerimizin barınma ihtiyacının karşılanması, okul önündeki rıhtımların yapılması ve gerekli yasal izinlerin alınması başta olmak üzere, Fakültemizin gelişmesine verilen destek çok kıymetlidir.

Okulumuza yapılan her yatırım, aslında Türk denizciliğinin geleceğine yapılan yatırımdır.

Bu vesileyle, Fakültemizin gelişmesine ve öğrencilerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına sağladığı özel destek ve katkılarından dolayı Sayın Başbakanımıza, 86 mezunları adına şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca bu okulun gelişmesinde emeği bulunan hocalarımıza, yöneticilerimize, mezunlarımıza, Mezunlar Derneğimize, Denizcilik Mezunları Vakfımıza ve derneklerimize ve bütün denizcilik camiamıza teşekkür ediyorum.

Çünkü bir okul yalnızca binalardan oluşmaz; geçmişinden aldığı güç, bugününe sahip çıkan mezunları ve geleceğine inanan öğrencileriyle yaşar.

Binali Yıldırım Öğrenci Yurdu

Bu desteğin somut ve kalıcı örneklerinden biri de 616 öğrenci kapasiteli Binali Yıldırım Öğrenci Yurdu'dur.

Denizcilik Fakültesi Mezunlar Vakfı tarafından işletilen Binali Yıldırım Öğrenci Yurdu…

Bu yurt, öğrencilerimizin çok önemli ve gerekli bir barınma ihtiyacını karşılıyor.

Ama anlamı bunun çok daha ötesinde.

Denizcilik eğitimimizde önemli bir yeri olan yatılılık düzeninin ve okul kültürünün yaşatılmasına katkı sağlıyor.

Öğrencilerin aynı çatı altında birbirlerinden öğrenmelerine, birbirlerine sahip çıkmalarına ve abi-kardeş ilişkisi kurmalarına imkân veriyor.

Bu nedenle Binali Yıldırım Öğrenci Yurdu'nu yalnızca bir barınma imkânı değil, denizcilik kültürünü ve abi-kardeş dayanışmasını geleceğe taşıyan önemli bir kurum olarak görüyorum.

Bu kıymetli eserin hayata geçmesine katkı sunan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 ⁠50 ve 60. yıl mezunlarımız

Bugün bizimle birlikte 50. ve 60. yılını kutlayan kıymetli büyüklerimiz de aramızda.

Onların yanında kendi 40 yılımızın, aslında ne kadar kısa olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Onların bıraktığı bayrağı bizler taşıdık. Şimdi sıra, o bayrağı bizden sonraki kuşaklara teslim etmektedir.

Hocalarımız

Bizi yetiştiren; bilgileriyle, disiplinleriyle ve hayat tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan değerli hocalarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Aramızdan ayrılan hocalarımızı, arkadaşlarımızı ve büyüklerimizi sevgi ve rahmetle anıyorum.

Başta 86 mezunu arkadaşlarımız olmak üzere, ebediyete intikal etmiş bütün mezunlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

Hayatta olan hocalarımıza sağlık ve uzun ömür diliyorum.

Ailelerimiz

40 yıllık yolculuğumuzda en büyük destekçilerimiz ailelerimizdi.

Eşlerimizin ve ailelerimizin sabrı, fedakârlığı ve sevgisi, başarılarımızın en önemli parçalarından biri oldu.

Kendilerine gönülden şükranlarımızı sunuyorum.

Sevgili arkadaşlarım;

40 yıl önce aynı sıralarda oturduk.

Bugün;

Kaptan olduk,

Başmühendis olduk,

Armatör olduk,

Bürokrat olduk,

Akademisyen olduk,

Tersaneci olduk…

Farklı alanlarda görev yaptık.

Ama hepimiz;

Bu okulun mezunu,

Bu mesleğin mensubu,

Bu büyük ailenin parçası olduk.

Geleceğe bırakacağımız miras

Bugün bizim de bir sorumluluğumuz var: Bizden sonra gelen genç denizcilere daha güçlü bir okul, daha güçlü bir denizcilik kültürü ve daha güçlü bir dayanışma bırakmak.

Yüksek Denizcilik Okulu'ndan bugünkü İTÜ Denizcilik Fakültesi'ne uzanan bu büyük geleneğin en kıymetli mirası; birlik, beraberlik, dayanışma ve vefadır.

Bir okulun gerçek gücü, mezunlarının yıllar sonra bile birbirine sahip çıkmasıdır.

Sevgili 86 mezunu arkadaşlarım;

İyi ki aynı okulda okuduk.

İyi ki aynı denizin çocukları olduk.

İyi ki 40 yıl sonra yine aynı çatı altında buluştuk.

40.⁠ ⁠yılımız kutlu olsun.

Diliyorum ki 10 yıl sonra 50. yılımızda, 20 yıl sonra 60. yılımızda, bugün burada bulunan öğrencilerimiz de kendi arkadaşlarıyla bu okulun bahçesinde aynı duygularla buluşsunlar.

Çünkü denizcilikte olduğu gibi hayatta da en önemli şeylerden biri, AYNI GEMİDE OLDUĞUMUZU UNUTMAMAKTIR.

Bu anlamlı günü bizlere yaşatan herkese, 86 mezunları adına teşekkür ediyorum.

Hep birlikte nice yıllara, nice mezuniyetlere ve nice güzel buluşmalara…

Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal :

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise İTÜ'nün dünyanın en büyük 300 üniversitesi arasına girdiğini, teknik üniversite olarak da ilk 100'de yer almaya başladığını hatırlatarak, İTÜ Denizcilik Fakültesi'nin ise dünyanın en iyi 35 denizcilik fakültesi arasında bulunduğunun altını çizdi.

Eski Başbakan Binali Yıldırım ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı İsmet Yılmaz ve İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran da birer konuşma yaparak Balık Günü gibi denizcileri buluşturan geleneklerin, geleceği kurabilmek için çok önemli olduğunu söylediler.

Konuşmaların ardından Beşiktaş Denizcilik ile Metin Bener'e okula yaptıkları katkılardan dolayı plaket verildi.

The post Denizciler Balık Günü'nde buluştu appeared first on Denizcilik Dergisi.

Kaynak: Denizcilikdergisi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…