İçeriğe geç
  • Dolar 49,7652 ▲ %0,14
  • Euro 55,7092 ▼ %0,04
  • Sterlin 66,4745 ▼ %0,12
  • Gram Altın 6.433,19 ▲ %0,76
  • Çeyrek Altın 10.494,98 ▼ %0,37
  • Gümüş 86,71 ▲ %0,64
  • Bitcoin 3.997.872 ▼ %0,19
  • BIST 100 11.146,98 ▲ %0,27

Sanayi & Üretim

Zeynep Sudan, Kocaeli ekonomisi için uyardı

Zeynep Sudan, Kocaeli ekonomisi için uyardı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Kocaeli'de 2026'nın ilk dokuz ayında protesto edilen senetlere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bu tablonun Türkiye ekonomisi için uyarı niteliği taşıdığını belirtti.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Kocaeli'de 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde protesto edilen senetlere yönelik açıklamalarda bulundu. Sudan, sanayi kenti Kocaeli'deki tahsilat sorunlarının üretim, istihdam ve yatırım üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Cumha'da yayınlanan habere göre, Sudan, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerini hatırlatarak, söz konusu dönemde Kocaeli'de 4 bin 995 senedin protesto edildiğini ve toplam tutarın 2 milyar 154 milyon 828 bin 855 liraya ulaştığını ifade etti. Eylül ayına ait verilere de değinen Sudan, bu ayda 618 senedin protesto edildiğini ve tutarın 170 milyon 239 bin 14 TL olarak kaydedildiğini aktardı.

Protestolu senetlerin doğrudan batık alacak anlamına gelmediğini vurgulayan Sudan, "Bu rakamları '2 milyar lira battı' şeklinde yorumlamak doğru değildir. Protestolu senet tutarı doğrudan ekonomik zarar veya kesinleşmiş batık alacak anlamına gelmez. Ancak bu veriler, ticari ilişkilerde ödeme güçlüğü ve tahsilat sorunlarının önemli göstergelerinden biridir" dedi. Sudan, işletmelerin nakit akışı ve finansmana erişim açısından bu verilerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.

Kocaeli'nin Türkiye ekonomisindeki stratejik konumuna işaret eden Sudan, "Kocaeli, Türkiye'nin sanayi ve üretim kapasitesinin yoğunlaştığı başlıca merkezlerden biridir. Otomotivden kimyaya, ana metalden makineye, plastikten enerjiye kadar çok sayıda sektörde üretim yapan işletmeleriyle Kocaeli; sanayi, ticaret, ihracat ve istihdam açısından Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle Kocaeli'deki ekonomik göstergeler yalnızca Kocaeli'yi değil, Türkiye'nin üretim ekonomisinin genel durumunu değerlendirmek açısından da önem taşımaktadır" değerlendirmesini yaptı.

Ödeme zincirindeki aksaklıkların özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ) üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çeken Sudan, tahsilat gecikmelerinin tedarikçi ödemelerinden istihdama kadar geniş bir yelpazeyi etkileyebileceğini kaydetti. Sudan, "Bir işletmenin ürettiğini satabilmesi kadar, sattığı ürünün bedelini zamanında tahsil edebilmesi de önemlidir. Tahsilatın gecikmesi; satış, tahsilat, nakit akışı, tedarikçiye ödeme, kredi geri ödemesi, ücret ve istihdam ile yeni üretim zincirinin tamamını etkileyebilir. Özellikle KOBİ'ler açısından finansman maliyetlerinin ve tahsilat sürelerinin uzaması, işletme sermayesi üzerindeki baskıyı artırabilir" ifadelerini kullandı.

Kocaeli'deki tablonun Türkiye geneliyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sudan, ülke genelindeki protestolu senet tutarının 2026'nın ilk dokuz ayında 94,7 milyar TL'nin üzerine çıktığını, Eylül ayında ise 31.227 senedin protesto edildiğini ve tutarın 12,5 milyar TL'yi aştığını açıkladı. Sudan, "Türkiye genelindeki veriler de bu göstergenin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır" dedi.

Sanayi üretimindeki gerilemeye de değinen Sudan, TÜİK verilerine göre Ağustos 2026'da sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 1,9, imalat sanayi üretiminin ise yüzde 2,5 düştüğünü hatırlattı. Sudan, "Bu tabloyu Türkiye'nin üretim görünümüyle birlikte değerlendirmek gerekiyor. TÜİK'in Ağustos 2026 Sanayi Üretim Endeksi verilerine göre, sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,9 gerilemiştir. Aynı dönemde imalat sanayi üretimindeki yıllık gerileme yüzde 2,5 olarak gerçekleşmiştir. Dahası, TÜİK'in 2025 yılı GSYH verilerine göre Türkiye ekonomisinde üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH içinde en yüksek pay yüzde 15,6 ile imalat sanayine aittir. Dolayısıyla üretim sektöründeki gelişmeler, finansmana erişim koşulları ve işletmelerin ödeme ve tahsilat kapasitesi birbirinden bağımsız başlıklar değildir" şeklinde konuştu.

Ekonomi politikalarının yalnızca enflasyon ve büyüme oranlarından ibaret olmadığını vurgulayan Sudan, üretim yapan işletmelerin finansal sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Sudan, "Ekonomi politikası yalnızca enflasyon veya büyüme oranından ibaret değildir. Protestolu senetler, karşılıksız çekler, kredi ve tasfiye olunacak alacaklar, konkordato başvuruları, sanayi üretimi, istihdam ve yatırım göstergeleri birlikte değerlendirilmelidir. Kocaeli'deki tabloyu da bu bütünlük içerisinde ele almak gerekir" dedi.

İşletmelerin sürekli borçlanmaya dayalı bir yapıda ayakta kalmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Sudan, öngörülebilir maliyetler ve erişilebilir finansmanın önemine işaret etti. Sudan, "Türkiye'nin ihtiyacı, üretim yapan işletmelerin sürekli daha fazla borçlanarak ayakta kalmaya çalıştığı bir ekonomik yapı değildir. İhtiyacımız olan; öngörülebilir maliyetler, erişilebilir finansman, güçlü işletme sermayesi, sağlıklı tahsilat mekanizmaları ve yatırım yapmayı mümkün kılan istikrarlı bir ekonomik ortamdır" ifadelerini kullandı.

Sudan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan işletmelerin finansal sorunları büyümeden gerekli tedbirlerin alınması; yalnızca Kocaeli'nin değil, Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesinin korunması açısından önem taşımaktadır. Kocaeli'den gelen bu veriler, ekonomi yönetimi açısından dikkate alınması gereken bir uyarıdır. Çünkü güçlü ekonomi, yalnızca finansal göstergelerin değil; üreticinin, sanayicinin, esnafın ve KOBİ'nin de kendisini güvende hissettiği ekonomidir."

TürkAta Haber Ajansı
Marmara Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…