Son dakika | Özgür Özel: Türkiye'nin asıl beka sorunu gıdadır
Bursa Çağrışan'da üreticilerle buluşan YENİ Parti Lideri Özgür Özel'e 8 maddelik yasa talebi sunuldu. Çiftçi sendikası; mazot, ilaç ve gübrede verginin sıfırlanmasını, taban fiyat altındaki ürün alımlarının ise suç sayılmasını istedi.
Son dakika | Özgür Özel: Türkiye'nin asıl beka sorunu gıdadır
Bursa Çağrışan'da üreticilerle buluşan YENİ Parti Lideri Özgür Özel'e 8 maddelik yasa talebi sunuldu. Çiftçi sendikası; mazot, ilaç ve gübrede verginin sıfırlanmasını, taban fiyat altındaki ürün alımlarının ise suç sayılmasını istedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı Çağrışan köyünde bağcılar ve bölge halkıyla bir araya geldi.
ÜZÜMÜN MALİYETİ 25 LİRA, HALDEKİ SATIŞ FİYATI 25 LİRA
Kendisi de Manisa'nın Hacıhaliller köyünden bir bağcı ailesinden gelen Özel, üzüm üretimindeki ekonomik darboğazı rakamlarla anlattı. Hasat edilen üzümün maliyetini ve tarladaki tablosunu paylaşan Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Biz ağırlıklı olarak çekirdeksiz kuru üzüm üretiyoruz. Alaşehir'imizde sofralık üzüm üretiliyor. Buraya doğru geldikçe siyah üzümünüz üretiliyor. Üzüm eğer dolu vurursa ya da kesildikten sonra sel vurursa, çöpe karışırsa götürüp şaraplık üzüm fabrikasına verirseniz yok pahasına satılır ve emekler ziyan olur. Alkollü üzüm geçen sene kilosu 20 liraydı. Şimdi elimdeki bu sofralık üzüm, adı Çağrışan karası, bu sene halde 25 liraya satılıyor. Geçen sene sele kapılmış, çöpe karışmış, alkol üretimi için satılan üzüm 20 liraydı. Geçen sene 2,5 kilo şaraplık üzüm 1 litre mazot alıyordu, bu sene 4 kilo Çağrışan karası 1 litre mazot alıyor. Durumun vehameti bu kadar ortada."
Üretim maliyetlerine ilişkin hesaplamaları da aktaran Özel, "Dönümünde 25 küfe, yani 1 ton oluyormuş Çağrışan karası. İşçilik ve kesim maliyeti düşünüldüğünde bu üzümün sadece hasadı kilo başına 12 lira maliyet getiriyor. Traktöre yüklediniz, hale götürdünüz; diğer masrafları hesap etmeseniz bile toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü sizden 25 liraya almaya kalkıyorlar. Burada geçinmek mümkün değil" dedi.
"GENÇ ÇİFTÇİ KALMADI, ORTALAMA YAŞ 58'E ÇIKTI"
Tarım sektöründe genç nüfusun kalmadığını vurgulayan Özel, üreticilerin çocuklarının artık traktörün üzerine dahi çıkmak istemediğini belirterek şunları söyledi:
"Türkiye'deki en büyük sorunlardan bir tanesi çiftçi yaşının, Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 36 olan ortalama çiftçi yaşının bugün 57-58'e çıkmış olması. Genç çiftçi yok. Üç genç çiftçiden ikisi 'Organize sanayi sitesinde asgari ücret bulursam asgari ücretle bir işe girerim, çiftçilik yapmam' diyor. Zaman zaman dış politikada sorunlar olunca siyasetçiler 'beka sorunu' diyor. 100 yıl önce işgal varken Çağrışan'ın, Hacıhaliller'in dedeleri memleketi kurtardı. Ama bugünün beka sorunu gıdadır. Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye, şu anda dünyada gıda enflasyonunda en kötü 4 ülkeden biri haline geldi. Bizden kötüsü İran, Venezuela, Arjantin. Bizim dışımızda 177 ülkede gıda enflasyonu bizden düşük. Avrupa'nın gıda enflasyonu yüzde 0,9'a düşmüş, bizim resmi gıda enflasyonumuz yüzde 30, gerçek enflasyon ise yüzde 50-60."
"OTOYOLA, HASTANEYE GARANTİ VAR; ÇİFTÇİYE ALIM GARANTİSİ YOK"
Özelleştirilen otoyolların ve geçiş garantilerinin tarımsal lojistik maliyetlerini artırdığına işaret eden Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de altı otoyolu, iki çevre yolunu, iki köprüyü özelleştiriyorlar. 50 lira olan köprü geçişi 300 lira olacak. 1 kilometresi 5 lira olan yol 30 lira olacak. Bu ürün İstanbul'a giderken geçeceği köprüyü pahalılaştırırsan, gireceği otoyolu pahalılaştırırsan, traktörün tarlada, kamyonun otoyolda yaktığı mazotu pahalılaştırırsan; bu ürünün tarladaki maliyeti 1 lirayken halde 5 lira, tüketiciye gidene kadar 15 lira oluyor. Alan için çok pahalı, üreten için üretimi yapamayacak kadar ucuz hale geliyor. Şimdi bu otoyolu zenginin birine verecekler, geçiş garantisi verecekler. Osmangazi Köprüsü'ne, Avrasya Tüneli'ne geçiş garantisi var. Çalışmayan Zafer Havalimanı'na uçuş garantisi var. Şehir Hastanesi'nde hasta garantisi var. Kime garanti yok? Yoksula, çiftçiye garanti yok. Bu Çağrışan karasını yetiştirene, dünyanın en güzel siyah incirini yetiştiren Bursalı köylüye, çiftçiye geçim garantisi yok, alım garantisi yok."
"KREDİYE İPOTEK, AFETE KAPSAM DIŞI DİYEN DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Tarımda plansızlık nedeniyle üreticinin borç sarmalına itildiğini ifade eden Özgür Özel, kredi ve sigorta sistemindeki sorunlara dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Devlet Planlama Teşkilatı'nı kapatmışlar; kim ne biliyorsa onu eksin diyorlar, ekene dikene karışmıyorlar. Kredi isteyene memur kefil istiyorlar, 'getir bakalım tapu' diyorlar. Tarlanı bankaya ipotek ettiriyorlar. Krediyi vermek için TARSİM sigortasına imza istiyorlar. TARSİM sigortasına imzayı atıyorsun, başına bir afet geliyor, 'Bu afeti kapsamıyor' diyorlar. Kapsıyor bile olsa geçen seneki fiyattan yüzde 70'ini veriyor; kırıyor döküyor, borcunu ödeyemeyecek bir halde seni yüzüstü bırakıyor."
"DOĞRU ÜRÜNE DOĞRU YERDE TEŞVİK VE ALIM GARANTİSİ GELECEK"
Tarımsal krizin aşılması için planlı üretim modelinin zorunlu olduğunu vurgulayan Özel, partisinin çözüm programını şu sözlerle aktardı:
"Bunun çaresi birincisi planlı bir üretimdir. Dünya pazarını gören, Türkiye bu pazara ne satabilir, ne kadar ve ne fiyata satabilir bunu önceden analiz eden, uluslararası bağlantılarını yapan bir sistemdir. Bu ürünün ekilmesini garanti etmek için doğru ürüne, doğru yerde, doğru teşvik politikalarını uygulayacağız. Burada börülce üretmeye kalksan Burdur'daki verimde, fasulye üretmeye kalksan Burdur'daki verimde üretemezsin. Bu inciri götürsen Polatlı'da, Adapazarı'nda yetiştirmeye kalksan bu kalitede üretemezsin. Doğru ürünü, doğru yerde, doğru destekleme politikalarıyla buluşturacağız. Aracılara teslim eden değil; devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin depolanması, ihracatı ve tahsilatının üreticiye ödenmesini sağlayacağız. Gelecek seneki ürününün karşılığında işletme sermayesi sağlayan, düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni bir tarım dönemini başlatmak durumundayız."
"GIDA GÜVENLİĞİ EN STRATEJİK ALANDIR"
Dünyadaki iki büyük stratejik başlıktan birinin veri, diğerinin ise gıda güvenliği olduğunu belirten Özel, yerel ürünlerin korunması gerektiğine işaret etti:
"YENİ Parti iktidarında çiftçi derdini anlattığında 'anamız ağladı' deyince 'al ananı da git' diyen bir cumhurbaşkanı değil; 'Köylü milletin efendisidir' diyen bir cumhurbaşkanı gelecek. Bütün dünya veri güvenliği ve gıda güvenliğine çalışıyor. Finlandiya'daki cep telefonunu Bursa'da üretirsin ama Finlandiya'da bu inciri, bu üzümü üretemezsin. Kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftalinizi, armudunuzu, kestaneyi dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Çiftçinin tarlasını ipotek edip elinden alan bu kara düzene karşı yeni bir düzen kuracağız."
"12 YAŞINDA TRAKTÖR KULLANDIM, BAHÇIVAN ABDULLAH AĞA'NIN TORUNUYUM"
Tarımsal üretimin içinden geldiğini ve çiftçinin emeğini bildiğini dile getiren Özel, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
"Ben partinin genel başkanı olarak bağ arasından, pamuk tarlasından geliyorum. 12 yaşında Ford 3000 traktörün üzerinde kültivatör çekmekten geliyorum. Akşamleyin damda hayvanın pisliğini küremekten, süt sağmaktan geliyorum. Tarlada alın teri döken insanların emeğini biliyorum. Ben Bahçıvan Abdullah Ağa'nın torunuyum. Size andolsun ki yüzünüzü güldüreceğiz."
"BURSA'DAN TARIM BAKANI ÇIKARACAĞIZ"
Konuşmasında, çiftçinin yanında duran kadrolarla yol yürünmesi gerektiğini belirten YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Tarım Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu'na işaret ederek şunları kaydetti:
"Kim ki uzaktan ahkâm kesiyor, bil ki dostun değildir. Kim ki geliyor, senin yanında duruyor, derdini biliyor ve çözümü için emek veriyor; yarın da onunla kol kola yürüyebilirsiniz. Hemşehriniz Türkiye'nin dört bir yanını geziyor, tarım politikalarımızı anlatıyor. Onun memleketine de geldik. Normalde onun uzun konuşması lazımdı, o kısa konuştu ben uzun konuştum. Bursa'dan Tarım Bakanı çıkaracağız, Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz."
"SANAYİYİ GELİŞTİRİRKEN TARIM TOPRAKLARINI HEBA ETMEYECEĞİZ"
Eşinin ailesinin Bursa Vakıfköylü olduğunu hatırlatarak bölge halkına "damadınız ve enişteniz olarak sesleniyorum" diyen Özel, kentin sanayi ve tarım dengesine ilişkin hedeflerini şu sözlerle ifade etti:
"Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek, Bursa'nın emekçisi emeğinin karşılığını alacak. Ancak Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak; tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek, Bursa'nın yüzü gülecek."
"BİR SONRAKİ GELİŞİMİZDE İKTİDAR OLARAK BURADA OLACAĞIZ"
Konuşmasını iktidar hedefiyle tamamlayan Özel, şunları söyledi
"Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak geldim. Bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğiz ve en güzel günlerde birlikte olacağız."
ÇİFTÇİ SENDİKASINDAN ÖZEL'E 8 MADDELİK TALEP DOSYASI
Özgür Özel'in konuşmasının ardından söz alan Tüm Üretici Köylüler Sendikası (Tüm Köy Sen) Mudanya Şube Başkanı ve Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Memet Eker, çiftçilerin taleplerini içeren dosyayı parti yönetimine teslim etti.
Mudanya'da düzenlenen traktörlü eylemleri hatırlatan Eker, Türkiye genelinde köylülerin imzalarıyla hazırlanan kanun teklifi taslağındaki temel maddeleri aktardı.
"MAZOT, İLAÇ VE GÜBREDEN ÖTV İLE KDV KALDIRILSIN"
Tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Eker, üreticilerin öncelikli taleplerini şu şekilde sıraladı:
"Birinci talebimiz; tarımsal üretimde kullanılan mazottan, ilaçtan, yemden ve gübreden ÖTV ve KDV'nin tamamen kaldırılmasıdır. İkinci talebimiz ise hayvancılık yapan üreticilerimiz için 1 kilo süt ile dünya paritesine uygun şekilde en az 1,5 ila 2 kilo yem alınabilmesidir."
"TABAN FİYATIN ALTINDA ALIM YAPMAK SUÇ SAYILMALI"
Piyasadaki fiyat belirsizliğinin üreticiyi mağdur ettiğini belirten Eker, taban fiyat uygulamasının yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini ifade etti:
"Türkiye Cumhuriyeti devleti, TMO eliyle ya da farklı yöntemlerle ürün taban fiyatını açıklamak zorundadır. Taban fiyat açıklandıktan sonra, tıpkı asgari ücretin altında işçi çalıştırmanın suç sayılması gibi, taban fiyatın altında ürün alımı yapılması da kanunla suç ilan edilmeli ve cezalandırılmalıdır. Taban fiyat kuralı kanuna bağlanmazsa üretici zorlanmaya devam edecektir."
Kaynak: Halktv